S bend - Turkish English Dictionary

S bend

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "S bend" with other terms in English Turkish Dictionary : 76 result(s)

English Turkish
General
fisherman's bend n. balıkçı bağı
bend one's knees v. dizlerini bükmek
bend one's head v. başını eğmek
bend one's legs v. bacaklarını bükmek
bend one's legs v. bacağını bükmek
bend one's head v. başını öne eğmek
Colloquial
bend one's strength v. birinin gücü önünde eğilmek
bend one's elbow v. çok içmek
bend one's elbow v. içki yuvarlamak
bend one's elbow v. kafayı çekmek
Idioms
bend someone's ear v. birinin kulağını bükmek
bend one's elbow v. içmek
bend one's elbow v. kafa çekmek ya da kafa çekmeye gitmek
bend one's elbow v. içmeye gitmek
bend one's elbow v. çok içmek
be above one's bend v. (birisini) aşmak
be above one's bend v. (kapasitesini/gücü vb.) aşmak
be above one's bend v. (yeteneklerini) aşmak
bend one's elbow v. aşırı içmek
bend someone's ear v. bıktırana kadar konuşmak
bend one's elbow v. kafaları çekmek
bend one's elbow v. kafayı çekmek
bend to one's will v. yola getirmek
bend to one's will v. ikna etmek
bend to one's will v. kendi düşüncelerini paylaşmaya zorlamak
bend to one's will v. kendi düşünceleri doğrultusunda etkilemek
bend one's elbow v. kafa/kafayı çekmek
bend (one's) efforts v. her yolu denemek
bend one's elbow v. içki içip sarhoş olmak
bend (one's) mind v. iyice/çok/etraflıca düşünmek/incelemek
bend (one's) efforts v. çok çaba harcamak
bend one's elbow v. içkiyi kaçırmak
bend (one's) mind v. aklında her yolu/olasılığı evirip çevirmek
bend one's elbow v. kafayı dumanlamak
bend one's elbow v. içki atmak/yuvarlamak
bend (one's) efforts v. elinden gelen her şeyi yapmak/denemek
bend (one's) efforts v. aklına gelen her şeyi denemek/yapmak
bend (one's) efforts v. varını yoğunu ortaya koymak
bend (one's) mind v. iyi düşünmek
bend (one's) efforts v. sınırlarını zorlamak/esnetmek
bend (one's) efforts v. büyük çaba göstermek
bend (one's) mind v. aklını/zihnini zorlamak
bend (one's) mind v. derinlemesine düşünmek
bend (one's) efforts v. çok/olağanüstü çaba sarf etmek
bend one's the elbow v. içip içip sarhoş olmak
bend one's the elbow v. içki yuvarlamak
bend one's the elbow v. içkiyi kaçırmak
bend somebody's ear (about something) v. birinin (bir konuda) kafasını sikmek/açmak
bend one's the elbow v. kafayı çekmek
bend someone's ear v. birinin kafasını ütülemek
bend somebody's ear (about something) v. birinin (bir konuda) kafasını ütülemek
bend (one's) ear v. (birinin) kafasını sikmek/açmak
bend (one's) ear v. (birini) bıktırana kadar konuşmak
bend one's the elbow v. çok içmek
bend (one's) ear v. (birinin) kafasını ütülemek
bend somebody's ear (about something) v. birini bıktırana kadar (bir şey hakkında) konuşmak
bend somebody's ear v. birini bıktırana kadar konuşmak
bend somebody's ear v. birinin kulağını bükmek
bend someone's ear v. birinin kafasını sikmek/açmak
bend somebody's ear v. birinin kafasını ütülemek
bend someone's ear v. birini bıktırana kadar konuşmak
bend somebody's ear v. birinin kafasını sikmek/açmak
above (one's) bend adj. (birinin) yapabileceklerinin ötesinde
above (one's) bend adj. (birini) aşan
above (one's) bend adj. (birinin) bilgisinin/kapasitesinin üstünde
above (one's) bend adj. (birinin) alanı dışında
above (one's) bend adj. (birinin) yeteneklerini aşan
above (one's) bend adj. (birinin) bilgisini/kapasitesini aşan
Speaking
if there's a rule you can bend it expr. bir kural varsa onu esnetebilirsin
Technical
s-bend distortion n. s biçimli eğri distorsiyonu
Marine
granny's bend n. bir tür sağlam olmayan düğüm
granny's bend n. yanlış atılmış camadan düğümü
fisherman's bend n. balıkçı düğümü
fisherman's bend n. çapa düğümü
British Slang
bend someone's ear v. kafasını sikmek
bend one's elbow v. içki içmek